Ölümden söz ederken aslında neden söz ederiz? Aramızdan ayrılan kişiden mi, yoksa kendimizden mi? Yoksa yokluğun kendisinden mi? O denli yok ki, her boş ânı yokluğuyla dolduruyor.
Son zamanlarda okuduğum en ilginç kitap olan Tuhaf Ev’i ben çok sevdim arkadaşlar. İçeriği alışılmışın dışında ve kendinizi olayları çözmeye çalışırken buluyorsunuz. Okurken sürekli teoriler üretiyorsunuz. Yazar sürekli bizi temponun içerisinde tutuyor ve oldukça merak uyandırıcı bir kitap olduğunu düşünüyorum. Dedektif temalı ve polisiye tarzı kitapları okumayı seviyorsanız mutlaka bakın derim.
Konusu;
Okült ve gizemli konular ile ilgilenen bir yazar, eski bir arkadaşının satın almayı düşündüğü evin planını incelediğinde bir tuhaflık fark eder. Mutfakta mantıksız bir gizemli boşluk, üst katta ise evin tam ortasında yer alan penceresiz bir çocuk odası vardır. İlk bakışta eğlenceli bir bilmece gibi görünen bu durum sonrasında karanlık sırlarla dolu ürkütücü bir hal alır. Yazar bu konuyu çözmeye kafayı takar ve araştırmaya başlarlar.