Dinin sahibi ve koruyucusu Allah'tır. Fakat onun
emaneti Müslümanların üzerindedir. Halen yeryüzünde yaşayan Müslümanlar bu emaneti "ehliyet" le koruyabiliyor mu?
Kâfirlerden öğrenebileceğimiz şeyler, alabileceğimiz dersler varsa, kendimize yararlı kılabildiğimiz oranda bu bilgilere müracaat etmekte bir sakınca görülmeyebilir. Bu, onların bilgileriyle bir uzlaşmaya varma anlamına gelmez.
Eğer dine (İslâm) hayatımızın her şeyi diye bakmı-
yorsak, onu kendisiyle amel edeceğimiz bir hükümler bütünü olarak görmüyorsak, dini bir zihin fantezisi olarak kabul ediyoruz demektir
Müslümanlar arasında öyle bir zümre var ki, çoğunluğu onlar oluşturuyor: özellikle son yüzyılda belirgin bir şekilde ortaya çıkan bu yeni tip insana "modernist" deniliyor. Bu tip, İslâm'a misyoner gibi kuşkulu bir gözle bakar. Zihniyeti, düşünce yapısı, kafasının işleme tarzı, aslında profandır, fakat bir tür kişilik zaafından Müslüman olduğunu da reddedememektedir