Başta çok korktum bu kitaptan yalan yok. Dili ağdalı, ağır ilerliyor ve durağanlığı bana 'hiçbir şey olmayacak bu hikayede' diye düşündürdü. Yarım bırakmanın ucundan döndüm sık sık. Ama kitap ortalarına ulaşmayı başarabilirseniz o noktada sizi öyle bir sarıyor ki, hem alışmış oluyorsunuz tarzına hem de yaşanabilecek senaryoları kafada kurmaktan daha merakla çeviriyorsunuz sayfaları. Ben bu hayatı doktor bey ile birlikte yaşadım sanki sonuna kadar. Anadolu'da geçen yirmi küsür yılı beraber yaşadık, ben ömrümün bir kısmı o coğrafyada geçmiş sayarım kendimi. İstanbul'a uzanan hikaye çok geç uzattı bize o dalı ama çabucak geri çekmedi. Doya doya yaşadık yedi tepeli şehri de. Çok güzeldi. Gerçekten benim içimde hiçbir ukde, aklımda ucu açık kalan soru işareti bırakmadı. Diziyle alakasını soracak olan arkadaşlar için tabii ki yok:))