Görüyorsunuz ya, onlar da anneydi ama bizim anladığımız anlamda çaresiz, istemsiz bir doğurganlıkla ülkelerini insanla dolup taşımaya zorlanan, sonra da oturup çocuklarının acı çekmesini, günaha girmesini, birbirleriyle dövüşerek ölmelerini izlemek zorunda kalan anneler değil, Bilinçli İnsan Yaratıcıları olan annelerdi. Onlarda anne sevgisi vahşi bir arzu, salt bir içgüdü değil, tamamen kişisel bir duyguydu; bu bir dindi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Birbirinin önüne geçmeye çalışan görgüsüz insanların olduğu; bazısı bir süreliğine de olsa tepeye çıkarken çoğunluğun sürekli en altta ezildiği; ilelebet kıvrım kıvrım kıvranan bir kitleyi, fukaralardan ve yozlaşmış kişilerden oluşan bir alt katmanı doğuran; kimsenin huzur ya da rahat yüzü görmediği; halkın genelinde gerçekten soylu özelliklerin ortaya çıkma imkânı olmadığı bir "varoluş mücadelesi"yle değil.
Uyandığım an başlayan, uykunun derinliklerinde ancak biraz azalan acı. Arkadaşlarıma belli etmemeye çalışıyorum.Onlar şakacı, özgür "beni" arıyor. Bulamıyor. Onların dünyasında iniş çıkışlar bu denli büyük değil. Onların dünyasında coşku delilik derecesine varmıyor. Onların dünyasında bunalım ölüm korkusuna, belki de ölüm isteğine dönüşmüyor.
-Acaba kendini balkondan atar mı
Hayır. Balkondan falan atlamam. Aksine yaşamı çok seviyorum. Yüzlerce yıl yaşamak istiyorum. Benim için neler de düşünüyorlar,diye geçiyor aklımdan.Bir şey söylemiyorum.