melora

melora
@meloradoyle
enfp ˡᵃᵈʸ ˡᵃᶻᵃʳᵘˢ -ey mantık tanrıçası Pallas Athena bu davranışın hiç mantıklı değil, aşktan nefrete şımarıkça bir geçiş yapmaktasın!
26 okur puanı
Aralık 2022 tarihinde katıldı
Bir İntiharın İzinde
10/10
·128 syf.··
2025 4. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2025 07:48
"Yaşamın Ucuna Yolculuk"u okumaya başladığım gün etrafımdaki herkese 'Bu benim hayatımda okuduğum en iyi şey' dedim. Okuduğum en iyi ne? Bilmiyorum. Bu yazıyı da Tezer ile aynı baş ağrısıyla yazıyorum, onunki dişten benimki kulak.Bu yazıyı yazmayı hep erteledim. Böylesine bir eseri anlatmak için kelimelerin kifayetsiz kalacağına inanıyorum. Bu 'anlatıyı' okumadan önce 'Çocukluğun Soğuk Geceleri'ni okumak ve Tezer Özlü hakkında birtakım araştırmalar yapmış olmam bu kitaptan maksimum verim almam için ideal olmuş. Eseri öylesine bir kitap okuyormuş gibi okumadım. Bazı sayfaları (örneğin 57-66) kaç defa okuduğumu hatırlamıyorum. Bu yüz yirmi beş sayfalık maddi olarak ince kitap ruhumda öyle bir ağırlık bıraktı ki, hayatımın sonuna dek bu ağırlıkla yaşayacağım. Kitabın her sayfası gözlerimi kapadığımda zihnimde canlansın istiyorum. Ezberlemek istiyorum bu kitabı. Kendimi böylesine güzel ifade etmek istiyorum ve hatta keşke bu kitabı ben yazmış olsaydım diyorum. Tezer'in 'burjuva' olmasından değil toplumun onu kalıplara sokmaya çalışmasından bıkmışlığı, sevdiği yazarlarla bağ kurma hevesi; hep gitmek, gitmek isteyen ruhu, kendi bedenine direnişinde kendimi buldum adeta. Kitabı Özlü'nün ölüm yıldönümünde bitirdim. Kendi doğum gününden tam üç gün öncesinde. Yeni yaşıma yeni bir hayat bakışıyla girmemi sağladı. Kendimden, insanlardan, hayattan, dünyadan, yaşamaktan, ölmekten beklentilerimi değiştirdi. Ben Tezer'i ruhumda hissettim,kaleminin kağıdına sürtünme sesini dinledim tren rayları boyunca. Bu eseri okuduktan sonra öyle kenara köşeye yazabileceğim bir alıntı olmadı hiç. Çünkü kitabın tüm satırlarının altını çizip kelimelerini düşündüm. Tezer'in bu kelimeyi seçme sebebi neydi dedim. Zaten biliyordum. Onunla aynı ruha sahibim. Onun Pavese'ye olan bağımlılığı gibi bağımlıyım
Edebiyat
Yaşamın Ucuna YolculukTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 202114,7bin okunma
Reklam
Die Verwandlung
10/10
·74 syf.··
2025 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2025 15:56
"Gregor Samsa bir sabah huzursuz düşlerinden uyandığında kendini yatağında kocaman bir böceğe dönüşmüş buldu." Bu cümleyi tam altı sene önce de okumuştum fakat benim için Gregor Samsa'nın yaşadıkları bir anlam ifade etmediğinden kitabı yarım bırakmıştım. Bu altı senede Franz Kafka'nın hayatını araştırmam ve hayatımın bazı dönemlerinde"Gregor Samsa'lığı" tatmam (ayrıca bu eseri okumamış olmanın yükü) sonucunda kitaba yeniden başladım. İkinci okumanın en başında kitabı ilk seferde yarım bırakma sebeplerimden birini daha fark ettim; "Bir adam var sabah uyanıyor ve bir bakıyor ki kocaman bir böceğe dönüşmüş ancak hâlâ daha işe yetişmeyi düşünüyor, ne kadar saçma!" Saçma değilmiş. İnsan çalışmak zorundaysa, insanın bakmakla yükümlü olduğu bir ailesi varsa bu ütopik bir durum değilmiş. Kitabı herkes kendine göre yorumluyor. Benim yorumum Kafka'nın bu eserde 'depresyonu' ele aldığıdır. Eve para getiren ve bunun dışında evde bir vasfı olmayan Gregor artık bitap düştüğünde yapayalnız kalır. Evde fazlalıktır artık, odasından çıktı mı aileyi kaosa sürükler, kendisi berbat hâle gelmiştir ve istemeden de olsa etrafındaki düzeni berbatlaştırır. Kitaptaki baba karakteri (Bay Samsa) ve Kafka'nın babasının (Bay Kafka), Franz Kafka ve Gregor Samsa'nın benzerliklerinin tesadüf olmadığı kanısındayım. Kitapta beni en çok etkileyen şey ise Gregor'un kardeşinin hayallerini destekleyip onu konservatuara gönderme isteğine karşın (hatta bu amaç Samsa'yı bir nevi hayata bağlamıştı, kısa bir süreliğine) kız kardeşinin baya baya Gregor'un ölümünü istemesi ve öldüğünde verdiği (vermediği) tepki olmuştur. Gregor'un yaşama bağlanma sebebinin artık olmaması yürek parçalayan cinsten bir durumdur. Kitabın son sayfalarını okumak bana Bir Çöküşün Öyküsü 'nü hatırlattı. Gregor o kadın kadar ilgi istemese bile en
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,6bin okunma
Füruzan-Kuşatma ve Kız Çocukları Üzerine
10/10
·182 syf.··
2025 2. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2025 01:46
Beş adet hayatın içinden hikaye, beş adet "küçük insan" hikayesi.Binlerce hayatın öyküsü... İlk öykü 'Tokat Bir Bağ İçinde' galiba kitaptan en fazla alıntı yaptığım öykü oldu. Yoksulluk ve Anadolu'da genç kız olmanın ilmek ilmek işlendiği otuz dokuz sayfayı okurken başta tam anlayamadım."Ne diyor bu kadın, neyden bahsediyor?Bu bir mektup mu yoksa bir anlatı mı?"soruları kafamda dönüp durdu. Ancak öykünün yarısına geldiğimde işler değişti, alıştım Füruzan'ın farklı anlatış tarzına. İkinci öykü 'Kuşatma' kitaba ismini vermiş olan uzun zamandır okuduğum en etkileyici öyküydü. Geriye dönüş tekniği ve ana karakter Nazan haricinde"Nigar Abla" ve Nazan'ın annesinin de derin bir şekilde kitapta işlenmesi hikayeye gerçekleşen olaylardan bağımsız olarak farklı bir etkileyicilik katıyor. Nigar, ah Nigar, senin hakkında yazılanları okumak boğazımda bir yumru oluşturdu.Empati yapmaya çalışmak gözlerimi doldurdu. Nazan'ın annesi hayatı bir anda tepetaklak olmuş genç bir kadın.Ve Nazan, Nazan'ın öyküsünü okurken ellerim titredi, beynim uyuştu. Yaşadığı şeyden sonra eve dönerken düşündüklerini gözlerim okuyor ancak beynim işleyemiyordu. Yalnızca kahroldum. O son kelimeyi okuduğumda kafama bir kurşun saplanmış gibiydi. Ancak öykü bittikten sonrası öyküyü okumaktan zordu, üç gün boyunca kitaba devam edemedim, Nazan ve Nigar sürekli aklımın bir köşesinde dönüp durdu. Türkiye'de (ve pek tabii Dünya'da) başından benzer olaylar geçen binlerce kız çocuğunu düşündüm, herkesten nefret ettim;kinlendim babalara, amcalara, kocalara, patronlara, yönetenlere, ataerkil sisteme. Kız çocuklarını susturan, kadınların hayallerini ellerinden alan tüm erkeklerin geberip gitmesini istedim. Nazan'ın yaşananları kimseye anlatamaması Ortadoğu gerçeklerini ve patriarkayı bir kez daha yüzüme çarptı. Ah Nazan
Edebiyat
KuşatmaFüruzan · Yapı Kredi Yayınları · 2022345 okunma
Hafif Spoiler İçeren Bir İnceleme
10/10
·256 syf.··
2025 1. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2025 00:00
2025 yılında okuduğum ilk kitap oldu. İçerdiği olaylar karmaşık değil ayrıca çok sürükleyici. Keşke kitabı unutup bir tatil zamanında tekrar başlayabilsem diyorum çünkü tek solukta okunabilecek bir eseri sınav dönemime denk gelişinden dolayı onbeş güne yakın bir sürede okudum. Kitabı okurken hiç bitmesin istedim çünkü karakterler ve olay örgüsü insanı öylesine içine çeken bir yapıda ki... Sabahattin Ali'nin okuduğum üçüncü kitabı oldu bu ve yazarın yazmış olduğu tüm romanları okumuş oldum. Ve rahatlıkla söyleyebilirim ki Sabahattin Ali çok büyük bir üstad. Yaşasaydı şayet kim bilir neler çıkacaktı kaleminden diye düşünmeden de edemiyorum. Kitabın ilk bölümleri çok sakin ve huzurluydu benim için. Ömer'in Macide'yi vapurda görüp yanına gittiği o bölümü ruhumda hissettim. Macide'nin İstanbul'a gitmeden önce Balıkesir'de yaşadıkları insanı üzüyor ancak şaşırtmıyor maalesef. Uzun süre sonra ilk defa bir çiftin aşkını deliler gibi kıskandım. Macide ve Ömer'in konuşmaya başladıkları zamanki o 'siz'leri, utangaçlıkları sebebiyle birbirleriyle konuşamadıkları ama konuştuklarında birbirlerine duygularını enfes bir biçimde açıklamaları okurken beni çok mutlu etti. Kendimi Macide'nin yerine koyduğum zaman bu aşk benim de içimi titretti. İlk bölümleri okurken ağzım kulaklarımda kendi kendime kitaba karşı gülümsüyordum ancak o eve gittiler ya daha huzur kalmadı hiçbirimizde. Zaten Sabahattin Ali romanları hep böyle değil midir? Tam dersiniz ki herşey yolunda, bir anda tüm huzur bozulur, mutluluk aynı ulaşılmaz bir düşe dönüşür. Tıpkı Ali'nin kendi hayatında olduğu gibi. Onüçüncü bölüme kadar okuduğum o genç ve mutlu çifti tekrar bulabilmek umuduyla okudum kalan sayfaları. Ömer'in Macide'ye yaşattılarına kendi içimde bile kılıf bulmaya ve onu haklılaştırmaya çekiniyorum. Ancak ben de
Edebiyat
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,8bin okunma
Yalnızca Kadınların Var Olduğu Bir Ülke
10/10
·200 syf.··
2024 46. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2024 17:15
Kitap;karakterleri ve anlatım diliyle gerçekten çok hoştu. Pek fazla "olay" olmasa bile karakterler arası diyaloglar güzel ve akıcıydı.Benim için çevreme tavsiye edeceğim bir kitap oldu.Kitabı okurken kendimi rahat ve evimde hissettim. Karakterler arasında Terry karakterinin varlığı güzeldi. Karakter beni fazlasıyla sinirlendirdi ancak hepimizin hayatında Terry ile benzer erkek figürlerinin olması gerçeği ile birlikte karakterin kitaba kattığı hava çok gerçekçi bir hale geliyor. İnsan her ne kadar ütopya okusa bile bir "acaba gerçekten sadece kadınların var olduğu bir ülke var olabilir mi? Olsa bu ülke gibi mi olurdu?" diye düşünmeden edemiyor.Ana karakter hakkında iyi veya kötü bir yargı belirtmeyeceğim ancak Jeff karakteri varlığı ile bana kendini geliştirmiş erkeklerin varlığını hatırlattı.
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · İş Bankası Kültür Yayınları · 202119,8bin okunma