Tüm bunlar, kudretin göstergesiydi. Tüm bunların içinde ve tüm bunların ardında insanoğlu vardı; yöneten, kontrol eden, yine her zamanki gibi maddenin hâkimi olarak kendini ifade eden insan.
Sevgisi bir tür tapınmayı andırıyordu; sağır, dilsiz, sessiz ve çılgınca bir hayranlıktı. Aşkını sadece gözlerinin sabitlenmiş bakışlarıyla, tanrısının her hareketini durmaksızın izleyen gözleriyle ifade ediyordu.