Müziğin, edebi sessizliği yırtma çabası oldugunu kavradım. Dünyanın , dönüşü sırasında Si notası çıkardığı söylenir. Galiba en kalıcı ve en güzel ses, bu uzun Si sesi . Ötesi , cılız çırpınmalar.
Döndüm daldan düşen kuru yaprağa
Serher yeli dağıt beni kır beni
Götür tozlarımı burdan uzağa
Yarin çıplak ayağına sür beni
Ayın şavkı vurur sazım üstüne
Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne
Gel ey hilal kaşlım dizim üstüne
Ay bir yandan sen bir yandan sar beni
Yedi yıldır uğramadım yurduma
Dert ortağı aramadım derdime
Geleceksen bir gün düşüp ardıma
Kula değil yüreğine sor beni
Sabahattin Ali
O dönem bilmediğimiz şey, sosyalizmin, ilkelliği aşmaya yetmeyeceği idi .Hiç bir ideoloji ,bir toplumda mevcut olan ilkellik ve şiddeti ortadan kaldıramazdı.