Kitabın ön ve arka kapakta yazanlarla ilgisi yok. Sürekli aynı şeyi tekrar ediyor ve sürekli şu şöyle olmuş olabilir ama olmamış da olabilir şeklinde ilerliyor. 1177 yılına dair hiçbir şey de yok. Arkeoloji okuyanlar için konuya ısınma tadında, farklı yazar ve araştırmacıların eserlerini değerlendirme açısından değerlendirilebilir onun dışında konu 7 8 sayfada özetlenebilir.
Sık sık araya girmesi daha doğrusu araya girme şekli yorucu ve sıkıcı. Olmayan bir şeyi anlatıp ben böyle hayâl ettim ama öyle olmadı demesi yıldırıyor. Konuyla ilgiliyseniz okunabilir. Keşke romancı kimliğiyle değil de tarihçi kimliğiyle yazaymış.
Mark Twain'in okuyup da beğenmediğim bir hikayesi olmadı. Bu kitapta en çok Sir Arthur Doyle'a yaptığı eleştiriye güldüm. Keşke hikayeleri kalın bir ciltte toplansa.
Tarafsız, değerli bir inceleme. Döneme dair detaylı bir anlatım. Birinci Dünya Savaşı bitmiş olsa da yeni sistemler ve liderlerle hesaplaşmanın nasıl devam ettiği ve ikinci savaş öncesi koşullar irdeleniyor.
Yaptığı tespitleri mutlaka betimleyerek yapıyor. Konuyla ilgileniyorsanız elinizden bırakamazsınız... Keşke intihar etmeden önce Roma ile ilgili çalışmasını da tamamlasaydı.