Eğer On Küçük Zenci, Issız Ada, Evelyn Hardcastle’ın Yedi Ölümü gibi kime güveneceğinizin belli olmadığı tek mekan kitaplarından hoşlanıyorsanız bu kitaba bir şans vermenizi öneririm. Tabi bir de geçmişinizden kaçıyorsanız...
Gizemli bir yazar, kendisi gibi korku/gerilim türünde adını duyurmuş altı yazarı adasına davet eder ve onları bir sınava tabi tutar. Bu sınavlar her ne kadar masum ve eğlenceli gözükse de aralarından birinin ölmesiyle işler iyice karışık bir hal alır. Herkes geçmişin pençeleriyle yüzleşmek zorunda kalır. En büyük sınavları hayatta kalmak değildir. Belki de en büyük sınavları geçmişi geride bırakmaktır.
Kitap bir klişeler dizisiydi, tabi bununla çok iyi alay etmiş ve altından sıyrılmayı 'bana sorarsanız' başarmıştı. Neler olacağını merak ederek okudum ve her bir sayfayı merakla kurcaladım. Issız ada konseptine çocukluğumdan beri bayıldığım içindir belki.
Dediğim gibi oldukça ilgi çekici bir konsept ve bazı şeyler göz ardı edildiğinde oldukça başarılı olduğu da söylenebilir. Rahatını bozup ıssız bir adaya gidip orada ölüm kalım mücadelesi vermek benim de hoşuma gitmezdi ama dediğim gibi 'bana sorarsanız' bir avuç yazarla bir adada inzivaya çekilme fikri oldukça ilgi çekici olabilir. Bir şans verirseniz pişman olacağınızı sanmıyorum. Ölümcül sevgilerimle...
" Yazmak, bir tür deliliktir. Kendini kesip açmak, belki de sadece bir yazarın başarabileceği o paradoksal kırılganlık maskesiyle ruhunu sayfaya akıtmaktır. Korku yazmak ise en büyük savunmasızlığı gerektirir: Kendi şeytanlarınızla yüzleşmeye ve onları serbest bırakmaya gönüllü olmanız gerekir."
"Canavarı avlamak istiyorsanız önce serbest bırakmalısınız."
"Bazen kurgunun değeri entelektüel derinliğinde değil, sizi çevreleyen dünyayı ne kadar susturabildiğinde yatar. Bazen gerçeklikten kaçmak