Bu kitapla ilgili çok fazla ikiye ayrılmış incelemeler görmüştüm. Okumadan önce de tereddütlerim vardı ancak çok sevdiğim bir kitap oldu. Bazen ana karakterde kendimi gördüm bazen ise ana karakter kendisine bile yabancıydı. Kısaca özetlemek gerekirse theodore ve annesi bir sanat müzesine gidiyorlar orada patlama oluyor ve Theodore'un hayatı değişiyor. Bizde karakterimizin bu olaydan sonraki hayatını okuyoruz. söylemeliyim ki tetikleyici unsurlar bulunuyor bunu dikkate alarak okuyun. Theodore'un kayboluşu ve kendini bulmaya çalışması, yokluğunu çektiği insanları, travmatik hayatı, aşkı, ailesi ve herşeye rağmen dik durmaya çalışması, tabii ki bazen dik duramamasını okuyorsunuz.
Çoğu kişi çok uzun anlatımı olduğunu söylüyor. Bu doğru sıkıcı olduğu ise tartışılır. Bazen uzun anlatımlar gerekebiliyor böylece karakterin iç dünyasını daha iyi anlayabiliyoruz. Uzun anlatımlardan sıkıldığım zaman kitabı bir kenara koydum daha sonra devam ederim diye ama nedense çok kısa sürede kendimi tekrardan kitabın başında buldum. Beni çok rahatsız etmedi. Ayrıca olaylar benim tahmin edemeyeceğim boyutta gelişti ve kitaptan böyle bir performans beklemiyordum. Yani evet saşırtmacaları var. Ancak o kadar da büyük bir saşırtmaca olduğunu söyleyemeyeceğim.
Bu kitabın karakterlerine aşığım sadece theodore'la kalmayıp başka karakterleri de görseydik yada daha fazla bilgi edinseydik kitap bence olduğundan daha da yükselirdi. Karakterler dolu dolu yazılmış. ( E tabi o kadar anlatıma bu olmalıydı zaten) yan karakterlerden de ayrı kitaplar bile yazılabilir özellikle Boris için.
Kitap kalın ve yazı boyutu biraz küçük ben okuyamam diyorsanız ama merak ettiyseniz filmi de mevcut. 4.5/5 bir kitaptır benim için. Sizinde theodore'da kendinizi bir parça da olsa görebilme ihtimaliniz var.