Saian.

Saian.
@menerit
Güneşin zaptı yakın.
“Gözleri kömür, gömleği nakış Katlime yaman bi' ferman her bakış Çok oyalama, bu ömrüme yetiş Yurduna kavuş.”
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Yanlış bir hayalin şehrinde kaldım, sevdiği ben değilim.”
Alıntı
Sevebilir misin beni, olduğum gibi. Hiçbir kurala, sınıra, beni bana hapsetmeden, değiştirmeye, benzeştirmeye, çözümlemeye çalışmadan, yargılamadan, sorgulamadan, tanımlamadan, başı sonu belli olmayan bir sonsuzluklar coğrafyasında, sevebilir misin beni, olduğum gibi. Anlam veremediğin hallerim, sözlerim, tavırlarımla, yersiz hüzünlerim, suskunluklarım, kıskançlıklarımla, sebepsiz duygusallıklarım, pişmanlıklarım, özlemlerimle, kabına sığmaz coşkularım, isyanlarım, en deli çılgınlıklarımla, kırılganlığım, inatçılığım, gururum ve arzularımla, sevebilir misin beni, olduğum gibi. Yanlışlarım, yetersizliklerim, güçsüzlüklerim var. Aştığım, aşamadığım, aşmaya çalıştığım sıra dağlar var önümde. Kırmaya çalıştığım zincirlerim var ruhumda, yüreğimi daraltan, nefessiz bırakan... Dipsiz kuyularım, göstermeye çekindiğim yaralarım, derinlere attığım korkularım var. Sevebilir misin beni, olduğum gibi. Hayallerim var benim; büyük, küçük, rengarenk. Umutlarım var; imkanlı, imkansız. Düşlerim var hadsiz hesapsız. İçimde bir çocuk var; saf ve alabildiğine günahsız. Bütün maskeleri çıkarıp, ruhumu özgür bırakabilecek miyim yanında. Sevebilir misin beni, bütün doğrularım ve yanlışlarımla...
Edebiyat
acı çekiyorum. farklı bir acı bu. hiçbir nedeni yok gibi dururken o kadar çok nedeni bir arada tutan bir acı ki. anlatamıyorum. anlatsam ağlarım, ağlarsam gülerler. kırıldığım her saniye büyüyor içimdeki o boşluk. siz hiç elinizde olmadan üzülmeye mahkum ettiniz mi kendinizi? gökyüzüne bakarken takıldığınız taşı önemsediniz mi? uzun uzun konuşmak isterken içinizdekileri sessizce haykırmak geçerken aklınızdan, sesinizin çıkmadığı oldu mu hiç? benim oldu işte. hiç geçmedi ki üstümden. bildiklerim, işittiklerim öyle çok yük oldu omuzlarıma. taşıyamıyorum sanki artık onları. her geçen dakika gülümsemek salak salak mutlu rolüne girmek öyle zor geliyor ki bazen. unutuyorum kim olduğumu. hiç bilemedim ki zaten. sessizce fısıldıyorum rüzgara içimdekileri sessizce çığlıklar atıyorum, ne duyulduğum oluyor ne görüldüğüm. günden güne yok oluyor gibiyim, birilerinin el uzatmasını dahi bekleyemiyorum artık bu zifiri karanlık olan boşluk o kadar derin ki içine çekiyor beni, nefes alamıyorum, hareket edemiyorum, o boşlukta yaşayıp gidiyorum öylece hasbelkader.
Edebiyat
Boktan kelimelerin seremonisi bu yazdıklarım. İster şiir ister düz yazı de farketmez çoktan morardı göz altlarım. Neden yazıyorum bilmiyorum. Neden görüyorum anlamıyorum. Neden duyuyorum, istemiyorum. Hissetmek istiyorum sadece kelimelerin derimi eriten sıcak zincirlerini. Dava misali yaşamaktan bıktım belkide. Josef gibi ağlamaktan yoruldum. Anlatmak istiyorum saatlerce. Anlatmak. Göstermek istiyorum cümlelerimi. Ağırlamak istiyorum kelimelerimi. Deliriyorum her geçen gün bu seremoninin ağırlığı altında. Kullanamıyorum sözcüklerimi, karşılayamıyor kimse bu vakayı hakkıyla. Ne yazıyorum bilmiyorum hala. Aklımdan geçenleri döküyorum bu dijital sofraya. Gülünç mektuplarmışcasına yazıyorum. Kendime mektuplarmışcasına bakıyorum. Belki biri anlar diye ağlıyorum. Belki biri anlar diye bağırıyorum. Oysa daha kendim bile anlamıyorum. Sadece özür diliyorum senden. Teşekkür ederim Teşekkür ederim Sonsuza dek Teşekür ederim
Edebiyat