Sizi bu köhne, kocamış, kötücül dünyada böyle yalnız, çaresiz, kimsesiz, arkadaşsız, dostsuz bırakan nasıl bir iç eviniz vardı? Niçin böyle kederden elbiseler giyerdiniz?
...
Birden bir anım geldi aklıma gözüme yaş.. biz küçükken ablamla çok uzaktaki fırına giderdik, babam borçlu.. annem bir haftalık ekmek hamurunu kendi yoğurur bizi bebek arabasındaki o hamurla gönderirdi. Küçüktü ayaklarım yolda uzun.. ablam sevmezdi hiç gitmeyi bense bazen gezmek gibi diye severdim.. şimdi anlıyorum ablamın neden sevmediğini.. hafif değildi omuzlarımıza bırakılan yük..