Günümüzde keşke mümkün olsaydı da gönüllerimize ızdırap tohumu ekebilseydik. Bu haletle de gecede birkaç defa ağlasak, birkaç defa inlesek ve birkaç defa burkulabilseydik. Böylece ne yapalım ne edelim de dünya çapında, ikbali idbara dönmüş bu alem-i İslam'ın dertlerine derman olalım, her yerde bağrımızda açılan şu gedikleri tamir edelim diyebilseydik. Bizim en büyük kaybımız ızdırapsızlıktır.
Ontolojik fakirleşme, varlığı en alt derecesine indirgeyerek tanımlamak demek. Mesela Selimiye Camii'ne "bolca taş ve ahşaptan oluşan bir yapı" deseniz teknik olarak yanılmış