Sezai Karakoç dirilişi Anadolu’dan başlatır. Çünkü Anadolu Doğu ile Batı'yı birbirine bağlayan bir coğrafya oluşunun yanında binlerce yıl İslam medeniyetinin yaşandığı, onun izlerinin ve ruhunun hâlâ bu topraklarda saklı olduğu yurttur.
Karakoç, medyatik olma arzusunda değildir. Popüler kültürün bir malzemesi olmaktan da özellikle kaçınmıştır. Tüm bu görünür olmama duruşuyla birlikte Karakoç, aslında hep görünürdür.
Karakoç'ta birbirini tamamlama hali vardır. Onun şiiri Âdem’le başlar. Kesintisiz bir şekilde günümüze akar. Adeta insanlığın tarihidir. Bu yolculukta bir bilinç hali vardır, bir teslim olma hazzı.
Sezai Karakoç'un diriliş düşüncesi neredeyse tamemen piyeslerinde çiçeklenmiştir. Bu düşüncenin temelinde İslâm yer alır. İslâm, önce kişinin kendi hayatında onu arındırır. Ardından bu arınma toplumsal boyuta ulaşır.
Sezai Karakoç'un piyeslerinde Kur’an temelli bir bakış açısının bütün metne hakim olduğu görülür. Kur’an temelli kavramlarından yararlanır ve söz konusu kavrama Kur’an gözünden bakılır. Karakoç, oyunlarında tümüyle ideal bir dünya çizer.