İnsan demek bu demek. Bir duvar yapmak, bir ev, bir baraj kurmak, ona İnsan'dan bir şey katmak, o duvardan, evden, barajdan da İnsan'a bir şey almak. Ağırlık kaldıra kaldıra sert kaslar edinmek, düşüne düşüne net çizgi ve şekiller bulmak. Çünkü insanın bu evrendeki organik olsun, inorganik olsun, başka hiçbir şeye benzememesinin nedeni, yaptığı işin ötesinde gelişmesidir. Kavradığı şeyleri basamak olarak kullanıp yükselir, yapıtlarının çok ilerisine varır.
Belki yeni baştan başlayabiliriz. Yepyeni, zengin bir toprakta... Kaliforniya'da. Meyvelerin boy attığı yerde. Yeni baştan başlarız.
Ama başlanmaz ki! Ancak yeni doğan bir bebek baştan başlayabilir. Sen, ben... biz artık geçmiş zamanız. Bir anlık öfke, binlerce sahne... oyuz biz. Bu toprak, bu kırmızı topraklar biziz. Sel yılları, kuraklık yılları, toz yılları biziz. Baştan başlayamayız.
... Üstad Sezai Karakoç, yaşamıyla, fikriyle düşüncesiyle, bir rol model olduğunu bütünüyle berrak bir biçimde gözler önüne sermiş, geriye yaşantısıyla, şiirleriyle, nesirleriyle parlak ve ışıltılı bir miras bırakmıştır.
O, 21. yüzyılın büyük şair ve mütefekkiridir. Bize düşen onun İslâm'ın Dirilişi için özgün ipuçları veren eserlerini okumak ve o istikamette fikir ve düşünce bağlamında mücadeleyi sürdürmektir. Tıpkı onun sürdürdüğü gibi.