Muhammed (a.s), kendisini asla müminlere buyurduğu kuralların üstünde görmüyordu: Aksine O, ashabına emrettiğinden çok daha fazla namaz kılıyor, oruç tutuyor ve sadaka veriyordu.
İmanı ‘ebedi yalnızlıktan kurtuluş’ olarak nitelendiren Sezai Karakoç, kainatı bir iman alanı olarak görür. O, insanın duyuş, düşünüş ve davranış melekelerinin ancak imanla gelişeceğinin, olgunlaşacağının ve mükemmeleşeceğinin altını çizer.