Merdümgiriz

10/10
·339 syf.··
Beğendi
·
2019 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2019 22:02
İlim uğrunda tükenen bir yaşam. Yalnız ve tedirgin. Kendi kabuğu içinden çıkmadan dünyayı algılamaya ve aydınlatmaya çalışan bir "fikir işçisi". ömrünün en verimli çağında gözlerini kaybetmiş.Ancak bu durum onun fikir işçiliğine engel olmamış. Kitaplarda yaşar, o dünyaya sığınır, çok okur ve çok yazar. Hiçbir düşünce akımına kendini ait hissetmemiş. Hiçbir ideoloji onu tatmin etmemiştir. İçine düşmüş olduğu buhranlı dönemler yavaş yavaş şahsiyet dünyasını şekillendirmiştir. Yapayalnız dünyasında kitaplara sığınır. İnsanlara hep uzaktır ve onlar tarafından ukala olarak görünmektedir. Ona göre yabancı dil bir medeniyetin anahtarıdır. Gözlerini kaybettikten sonra yıllarca kavganın dışında kalmıştır. Fikir ve sanat kavgasının dışında. Kitabın ilk bölümünde Meriç kendi hayat öyküsünü kaleme alıyor. Bir adamı tanımak için düşüncelerini, heyecanlarını, acılarını bilmemiz lazım hiç değilse diyor. Her zaman yalnız ve yabancı olduğundan şekva etmiştir. Hayatı boyunca arayış içerisinde bulunmuş birçok Avrupalı Aydın'dan etkilenmiştir. Ancak 60'lı yıllardan sonra arayış rotasını Hindistan'a çevirmiştir. Bu da Asya'yı keşfetmesine kapı aralamıştır. Hint keşfinden sonra Düşünce dünyası yeni bir boyut kazanmış, farklı hakikatlerin olduğunu görmüştür. Eserinde sağ sol ayrımına dikkat çekiyor. Ona göre sağ; kabuğuna çekilmiş, münzevi, mazlum, mustarip.. Sol; eline tutuşturulan reçeteyi heceliyor. Manasını anlamadığı reçeteyi. Tek ortak duygu düşmanlık. Ne sağ ne de sol kavgası içinde yer almış. Tek amacı hakikati keşif olmuştur. Bir türlü karşısında muhatap olacak kimse bulamıyor. Sağ onu anlamıyor. Sol ona küskün. Sağcı ve solcu sınıflandırmaları hiçbir zaman benimsemedim diyor. Bunlar hakikati kapamaya yarayan uydurma mefhumlardır. Avrupa'nın körü körüne taklit edilişini
1000Kitap
Bu ÜlkeCemil Meriç · İletişim Yayınları · 202425,4bin okunma