Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“ Geçmiş zaman olur ki, İstanbul’un yemiş iskelesinde kahve yapan Üsküdarli bir zat vardır. Her inanıştan insan mekanına gelir, hem onun sohbetini dinleyip nasihatlerini alır hem de kahvesini içerdi.
Günlerden bir gün bu kahvehaneye bir Yeniçeri gelir. Yeniçeri gelir gelmez varlığını hissettirmeye başlar. İçeride bir Rum Kaptan’da bulunmaktadır. Yeniçeri, kahveciye : “ Herkese benden bir kahve ikram et, ama içeride yalnız oturan Rum gemi Kaptan’ını göstererek ; ona verme der."
Kahveci, Yeniçeri’nin bu sözünü duymazdan gelerek , herkese bu Yeniçeri’nin kahvesini ikram eder ve iki kahve daha yapıp Rum Kaptan’ın yanına oturur. Bu duruma hiddetlenen Yeniçeri : “ Ona vermeyeceksin demedim mi? der." Kahveci : “ Bu senin değil benim ikramım “ diyerek karşılık verir ve kaptanla muhabbet etmeye devam eder.
Bu olayın üzerinden tam 40 yıl geçer. Sisam Adası’nda büyükçe bir Rum isyanı patlak verir. O zamanlar, Rumlar eline geçirdikleri insanları esir pazarında satmaktadırlar. Nitekim Üsküdar’lı Kahveci de bu insanlar arasındadır ve yaşlı bir Rum tarafından satın alınır. Adamın kendisini öldüreceğini düşünen Kahveci, yaşlı Rum’un yüzüne bakar ve onun kendisine dostça baktığını görüp şaşırır. Yaşlı Rum, Kahveciyi serbest bırakır ve ona : “ Bana 40 yıl önce bir kahve ikram ettin ve ben, o kahveyi de seni de unutmadım der."
Aslında unutulmayan, içilen kahvelerin ardında bırakılan nice hikayeler, nice dostluklar, nice sırlar, nice keyifle yapılan sohbetlerdir.