Bu yazımın okunmadan ''Beğen-Geç'' yapılmamasını âdeta yalvarırcasına her birinizden istirhâm ediyorum. Okunduğunda, çok önemli ve gerekli olduğu, tarafınızca da kabul göreceğine inandığım bir farkındalığı arz edeceğim İnşaAllah.
Şöyle ki, günümüz sözde muhafazakarlarının ve de hâmsofilerinin, sanki kendileri cenneti garantilemişler gibi bir edaya bürünerek, diğer insanları sıklıkla ve çok kolay bir şekilde cehenneme gönderdiklerine üzülerek tanık oluyorum. Allah, bir iş yaparken sanki onlara danışıyormuş gibi kendilerini öyle bir yüksek makamda görüyorlar ki, kendileri dışında kalan tüm insanları aşağılamaktan çekinmiyorlar. Bu iletimde, onların içinde bulundukları trajikomik durumu olabildiğince özet bir şekilde ele almaya çalışacağım. İnanıyorum ki bu yazım, elden ele dolaştırılmaya değer bir yazı olacak. Ve sizler de okuduktan sonra insanların bilinçlenmesi adına bu iletimin daha çok kişiye ulaşmasına katkıda bulunursanız güzel bir iş yapmış olursunuz İnşaAllah. Şimdiden her birinize ayrı ayrı çok teşekkür ediyorum.
-''Eğer iyi düşünecek olursanız, onları yargılamak ancak, Rabbime düşer.'' (Şu’arâ Suresi 113. Ayet)
Sözüm ona, kendilerini muhafazakar ya da dindar addeden insanların çoğu cehalet ve şuursuzluğun bir tezahürü olarak, yapmış oldukları birtakım ibadetlerinden güç alarak ne hikmetse kendilerinde, ibadetten uzak olan insanları yargılayabilme hakkı görüyorlar.
İmam-ı Rabbani:''Kendini Frenk gavurundan üstün görene Allah'ı bilmek haram olur.'' buyururken, Seriyyü's-Sekâti, teheccüde kalkmayanlara laf eden yeğenine:''Keşke sen de kalkmasaydın da bu lafı etmeseydin.'' derken, Hz. Âişe annemiz:''Bir kişi, kendinin iyi biri olduğuna inandığı zaman, o, iyi değildir.'' diye uyarırken, Peygamber Efendimiz Aleyhisselam:''İnsanlar çok bozuldu diyerek kendini