Amerikan tarihi başlıklı olanın içindeki ciddi bilgilerin arasına Mary can sıkıntısıyla bir şeyler çiziktirmişti. Jerry'nin bulduğu bu karalamalardan birinde saçları örgülü bir kız kocaman bir kayanın altına sıkışmış görülüyordu. Yanakları şişmiş, zorlukla nefes alıyor, kızın ağzından çıkan söz bir baloncuğun içine yazılmış: "Eziliyorum."
Bonnie, "Sakızı olan var mı?" diye sordu. Kimsede yoktu, Joe Hill Conley'e dönüp uzun uzun baktı ve sonra elleriyle çocuğun saçını tarayıp sola ayırdı. "Böyle daha iyi," dedi. Yirmi sene sonra bile Joe Hill Conley'in tepesinde kalan bir tutam saçı hâlâ Bonnie'nin görünmez eli ayırır.
Geçmişte sonbahar, ağaç tepelerinde inanılmaz bir renklilikle başlar ve sonra bunu sanki sonsuzmuş izlenimi veren bir yaprak dökümü izlerdi. Yapraklar düşerken uçar, havada daireler çizer, yukarılara fırlar, tekrar aşağı iner ve her yanı halı gibi kaplardı. Sanki dünya kabuğundan sıyrılırmış gibi bir izlenim uyandırırdı bu yaprak yağmuru. Bizler de giderek çıplaklaşan dalların arasından parça parça görünen gökyüzüne bakarak bu muhteşem olayı seyrederdik.