Bütün bunlar, rüzgârın peşinde koşmaktı. İntiharların özünde keder ya da gizem değil, müthiş bir bencillik vardı. Kızlar hayatlarıyla ilgili kararı Tanrı'nın ellerine bırakmamış, kendileri vermişti. Aramızda yaşayamayacak kadar güçlüydüler, kendilerine düşkünlerdi, her şeyi çok iyi görüyorlardı ve aynı zamanda da kördüler.