Kehanetler ve abartılarla dolu bu sohbet kutsal bir yer için çok dünyevi ama kimse dedikodunun cazibesine direnemiyor. Sözcükleri, olayları üzerine astıkları bağlar gibi; her cümleyle biraz daha sıkılaşıyor. Birçoğu neyin doğru neyin yanlış olduğunu umursamaktan vazgeçmiş sanki, tek istedikleri bir neden, yaşamlarına yeni bir düzen, bu bir yalan aracılığıyla olsa bile.