Merisa

Merisa
@merisa_

Merisa

, bir kitap okudu
Puan vermedi·280 syf.·
2024 25. kitabı
Neva Altaj
6.1/10 · 1.526 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

Merisa

, bir kitap okudu
Puan vermedi·264 syf.·
2024 24. kitabı
Neva Altaj
7.8/10 · 1.893 okunma
Bana onu inciten kişinin kim olduğunu söylediğinde -ki söyleyecekti- onları öldürürken çok iyi vakit geçirecektim. Tabanca kullanmayacaktım. O fazla hızlı olurdu. Bıçak da iş görmezdi. Hımm. Su işkencesi? Belki, eğer yapabilecek iyi bir yer bulabilirsem olurdu. Boğmak? Evet, bu kulağa hoş geliyordu. Uzuvlarını kesmek için de. Elektrikli tes­tereye ihtiyacım olacaktı ve lanet olsun, o şey çok gürültülüydü. Biraz daha düşünecektim. “Ne düşünüyorsun?” diye sordu Angelina. “Özel bir şey değil. Neden?” “Çünkü yüzünü kaplayan kendinden memnun bir sırıtış var." “Ah, sadece iş dışı bazı aktiviteler planlıyorum, hepsi bu.”
“Söylesene, tüm rehinelerin aynı muameleyi mi görüyor?” diye sordu bir süre sonra. “Yorulduklarında onları taşıyıp taşımadığımı mı soruyorsun?” “Evet.” Onaylayarak başını salladı. “Sen ilkimsin. Hâlâ öğrenme aşamasındayım.” Ona baktım. “ Ama sen rehinelik işinde profesyonel gibi görünüyorsun.” Kaşları havaya kalktı. “Nasıl yani?” “Dün öğle yemeğinden sonra seni biftek bıçağını yatak odasına kaçırırken gördüm,” dedim." Ayrıca yatağın altında sakladığın satırı da buldum." "Albert en sevdiği mutfak aletleri konusunda hassastır. Satırın gittiğini görürse kafayı sıyırır. Onu santoku bıçağıyla değiştire­bilir misin? Onu hiç kullanmaz.” “Nasıl.. Bana baktı. “Neden. “Neden mi onları almadım?” Gülümsedim. “Neden alayım ki? Henüz onlarla hiçbir şey yapmayı denemedin. Ve bence bu çok şirin.” “Yatağın altında et satırı saklamam... şirin mi?” “Hem de çok.” “Tuhafsın.” “Yatağında mutfak aleti bulunduran ben değilim.” “O bir silah!”
Arabama giden yolu yarılamışken telefonum çaldı. Çıkardım ve ekrana bakmadan aramayı cevapladım. Bakmama gerek yok­tu ... kardeşim için programlanmış özel bir ses tonum var. “Evet?” “Seni öldüreceğim!” Roman kükredi ve hızla telefonu ku­lağımdan uzaklaştırdım. Bağrışmalar bir süre daha devam etti, her zamanki sıcak aile şakalaşmalarıydı işte. Tüm şu kalpler ve gökkuşakları. “... seni küçük parçalara ayıracağım ve sonra da onlarla senin o canavarını besleyeceğim.” “Mimi çiğ et yemez.” Telefonu tekrar kulağıma koydum ve bir sigara yaktım. “Sindirim sistemi için kötü.”