Uyuşmayan ruhları uyuşmaya zorlamak, uyuşmayan hayatları bir arada tutmaya çalışmak… Benzemeyen kafaları, benzemeye zorlamak… Mecburiyetlere mecbur kalmak, olmayacağını bildiğin halde devam etmek, hissettiklerini yaşayamamak. Bir kör dövüşünde anlamsızca çırpınmaya benzer.
İnsan alışkanlıklarından kolay vazgeçemiyor. Alışkanlıklarından vazgeçmeyen aynı insan, alışkanlıklarıyla mutlu olamayacağını da biliyor. Bu garip bir çelişkidir, insanı anlamsız ama bir o kadar da anlamlı sicimle bağlayan.