Bu kitabı üç kelimeyle anlatmak gerekirse bunlar; kasaba hayatı, polisiye ve aşk olurdu. Güzel, akıcı ve sürükleyici bir kitaptı. Son okuduğum kitaplara kıyasla karakterler daha olgundu. "Çok yoğun çalışıyorum hayatımda bir ilişkiye zamanım yok sadece seks istiyorum" klişesi bu kitapta da vardı ancak dediğim gibi iki karakterde daha olgun olduğu için bir noktadan sonra aşık olduklarını kabul ettirdiler. Polisiye yönü biraz zayıftı.
Kısaca konusunu özetlemek gerekirse Winn kasabaya yeni polis şefi olarak göreve başlamak üzere gelen kadın karakterimiz. Griffin ise kasabanın tanınmış ailelerinden birinin oğlu olan modern zaman kovboyumuz. Birbirlerini tanımadan birlikte bir gece geçiryorlar ve sonrasında birbirlerinden kopamıyorlar. Arka planda da kasabada yıllar içinde bir sürü intihar vakası yaşanıyor. En sonuncusu Winn şefken yaşanıyor ve Winn bunun sadece intihar olmayabileceğinden şüpheleniyor ve olaylarımız bu şekilde gelişiyor.
İndigo DağıDevney Perry · Ren Kitap · 20231,324 okunma
Kitap hızlı okunuyor ama sevemedim. Bu kitaba dair bir beklentim vardı ve okumaya devam etmemi sağlayan şey belki ileride beklentimi karşılacak sahneler olabilir ihtimaliydi. Kötü çocuk hikayelerine bakış açım değişmiş sanırım, bundan 10 yıl önce falan okusam belki daha çok severdim hikayeyi ama yine de bayılmazdım.
Konusuna gelirsek Romeo, düşmanından intikam almak için, düşmanın nişanlısı olan Dallas ile bir davette uygunsuz bir şekilde basılıyor. İçinde yaşadıkları toplum gelenekleri sebiyle evlenmek zorunda kalıyorlar. Düşmandan aşka dönüşen bir hikayedi yani kısaca.
Karakterlere gelirsek Romeo gerçekten sinir bozucu bir karakterdi. Dallas'ın intikam sahnelerini sevsemde o da çok tatmin edici bir karakter değildi. Sürekli yemek yiyip yatan ve kitap okuyan ve kafayı bebek yapmakla bozmuş tembel birisiydi. Bebek takıntısı sinir bozucuydu. Aşkları bana geçmedi ve cinsellikle ilgili sahelerinde de midem bulandı baya.