Yüzerken, oynarken veya konuşurken üstüme bir his çökerdi.içimi dolduruşlarıyla, göğsümde yükselişleriyle korkuya çok benzer bir histi bu. Aniden boşalan yaşlar gibi hızla gelirdi. Oysa ikisi de değildi, korku ve yaşlar ağırken bu kuş hafifliğindeydi, onlar donukken bu his parlaktı. Mutluluğu daha önceden tatmıştım, tek başıma eğlence arayarak taş sektirdigim, zarlarla oynadığım veya hayal kurduğum kısa anlarda mutlu olmuştum ama o zamanlar hissettiğim bir şeylerin varlığından ziyade yokluğundan kaynaklanıyordu. Babam da diğer çocuklar da yanımda olmazdı. Aç değildim , yorgun veya hasta değildim
Bu yeni duygu farklıydı, yanaklarım acıyana kadar gülüyordum, kafa derim kafamdan sökülecek gibi karıncalanıyordu, dilim özgürlükten sersemlemiş halde benden kaçıyordu