Türkçülük, Büyük Türkeli’nde, Türk uruğunun kayıtsız şartsız hakimiyeti ve bağımsızlığı ile Türklüğün her yönden bütün milletlerden ileri ve üstün olması ülküsüdür.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Türklüğün “olma veya ölme” davası iktisadi kalkınmadan önce sağlık, ahlak, milli şuur davalarıdır. Sağlık fizik olarak, ötekiler manevi olarak milleti yaşatacak, yaşamaya kabiliyetli kılacak, kalkınma ondan sonra gelecektir.
Her şey yıkılıp gidebilir, ama geride kalan şeylerle eğer ben hâlâ iyi bir hayat kurmaya çalışıyorsam, işte o zaman anlamlı biçimde yaşamaya çalışıyorum demektir.
Frankl şunu ekliyor: ‘Kadere rıza göstermek.’ Burada ilginç bir noktaya geliyoruz: Değiştiremeyeceğin şeyi değiştirmek için aşırı efor sarfetmemek, ondan öğrenmeye, yaşantıdan da öğrenmeye çalışmak. Hani dedim ya, ‘Zaman zaman ruhumuza yumruk yeriz.’ Ruhumuza yediğimiz yumruklardan bir şeyler öğrenmek, anlam duygusunun sağlayıcılarından bir tanesidir. Bu, pasif bir alıcı olmak değildir. Bu, değiştirebileceğin şeyler için uğraşmak, değiştiremeyeceğin şeyler için de gereksiz tasa yapmamak demektir. Yani insanların kendi varoluşunu da sevmesi demektir.