Bizi çocuk olarak hatırlayan son kişi de gittiğinde hâlâ var olduğumuz söylenebilir mi?
Ölümden söz ederken aslında neden söz ederiz? Hayattan, tabii ki, onun o büyüleyici geçiciliğinden.
Ölümden söz ederken aslında neden söz ederiz? Aramızdan ayrılan kişiden mi, yoksa kendimizden mi? Yoksa yokluğun kendisinden mi? O denli yok ki her boş anı yokluğuyla dolduruyor.
Zamanın ya da kaderin (ya da gelecekte gizlenen o şeye ne dersek diyelim), kulaklarına buyur ettiği kelimeler tuhaftır. Bugünün bakış açısıyla, ifademin bütün o ertelenmiş acımasızlığını görüyorum.