Aşkı divane gönül
Şarkın yanlış fısıldandı
Koca tepeler ayaklandı
Büsbütün sırt çevirdiler
Anar adını bundan sonra dağlar ağaçlar
Hayaline fısıldıyorum bu aralar
Çınlıyor kulaklarımda deli dolu kahkahalar
Eninde sonunda kalan
Mısralara üç beş satırlar
İma edilmiş bir gelecek
Söz eden herkes vazgeçecek
Önce sağır dilsiz
Sonra hiç biri görmeyecek
Kahrı kebir nazenin bir kul
Serveti tek bir çakımın ucunda
Şevki eşsiz zarafettir cihanda
Onca gün bunca asri zamanda
Ey benim gönlümün nazlı çiçeği
Barışın ellere küsün bana mı?
Sana kim öğretti böyle sevmeyi
Bayramın ellere yasın bana mı?
Duymadın gönlümün haykırışını
Kırdın şu gönlümün sabır taşını
Görmekten usandım çatık kaşını
Gülüşün ellere nazın bana mı?
Uçurdun yellere ümitlerimi
Düşürdün dillere çektiklerimi
Soldurdun içimde hayallerimi
Baharın ellere kışın bana mı?
Ahmet Selçuk İlkan
Dolanıyorum evde odadan odaya
Saatler dakikalar geçmiyor, akşam oluyor
Uyuyamıyorum bu aralar
Kafamın içinde yıldırımlar
Rüyamın tam ortasındasın
Sarılıyorum, öpüyorum, gözlerinin içine bakıyorum da yoksun
Varmışsın gibi mutlu oluyorum
Sensizliğe uyanıyorum bir sabah daha..