Ben pek beğenemedim ama Japon edebiyatının , polisiye alanında , ata yani babası sayılabilecek bir eser. O yüzden şansımı daha yakın dönem çıkmış klasiklerden deniycem.
Kitaba zaten çok bir yorum yapmıyacağım ,zaten güzelliği açıkça ortada. Ama unutamayacağım karakterler var. Onlarda: Yiğit Samwise Gamgee ve birde İthilien Prensi Faramir olacak
İlk öncelikle benim çok etkilendiğim ve beğendiğim bir kitap oldu. Daha önce zaten Van Gogh'un eserlerini beğendiğim biri olarak, kendisi eserleri bende daha da bir kalıcılaştı çünkü hafızama adeta yeniden yükledim gibi bir şey oldu. Şahsen ben kitabı okurken özellikle ilk kısımlarını kendimle biraz bağdaştırdım ve kitabın sonunda çok üzüldüm çünkü Vincent umudunu kaybetmişti ve bana göre öfkeliydi (öfkesi neyden kaynaklandırıyor ve neye dayandırdığını pek kestiremedim)
Çok eşsiz bir ruh olduğu zaten aşikardı ama ve bir kere daha anladım kendi yazdığı mektuplardan. Bu arada Theo'nun (kardeşi) mektupları gösterilmiyor ama onunda Vincent'a nasıl davrandığını ve onu nasıl desteklediğini ve bu destekleyişinin hiç bir zaman azalsada bitmeyişini görüyorsunuz. Bence bu da güzel bir şey.
Umarım hayallerimizi bir gün gercekleştiririz ve umudumuzu hiç bir zaman kaybetmeyiz...
Bende fazla bir beğeni bırakmadı bırakmadı açıkçası bence kitabın bir çok kez sansür yemsinden kaynaklanıgir olabilir. Kitabı okurken sebebini anlayamadığım bir huzursuzluk var.Eserin anlatmaya çaliştiği şeyler bana biraz karışık geldi
Kesinlikle çok beğendim. Kesinlikle bir şans verilmesi gereken bir kitap. Farklı bir tabiatı olduğunu kitabın en başında anlıyorsunuz zaten.Çok fazla kitabla ilgili bilgi vermek istemiyorum ama size çevirmenin önsözünü mutlaka okumanızı tavsiye ederim o zaman kitabı daha çabuk anlamanız kolaylasacaktır.
Şeytan'ın GünlüğüLeonid Andreyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20214,811 okunma