merwe

merwe
@merve_gulsoy
Sir Almroth ve Londra’daki laboratuvarından getirterek ön cephede topçu olmaktan kurtardığı gençlerden oluşan yetenekli araştırma ekibi bir araştırma tesisi kurmaya başladı. Ayrıldıkları St. Mary Hastanesi’nin Aşılama Departmanı o kadar üretkendi ve temel bilgileri geliştirerek aşı yapmada öyle başarılıydı ki; kendilerine “Lordlar Kamarası“ lakabını takmışlardı. Asistanlar arasında, daha sonra penisilinin tıbbi özelliklerini keşfedecek Alexander Fleming ve İngiltere’nin en ünlü hekimlerinden biri olacak Leonard Colebrook gibi ülkenin en zeki genç bilim insanları vardı.
Sayfa 41
Reklam
Öyle ki Mustafa Kemal, izlediği temsilden sonra, kendisine refakat eden Sobranye (Bulgar Millet Meclis) üyesi Şakir Zümre Bey’e, ‘Adamların Balkan Savaşı’nı niye kazandıklarını şimdi anladım,’ diyecekti. Neden böyle demiştir? Çünkü opera bir tertip ve disiplin işidir. Kendisi bunu idrak etmişti.
Sayfa 203
Entellektüel, üstüne vazife olmayan işlerle ilgilenen kişidir. Örneğin mesleği kimyacılıktır ama coğrafya veya tarihle de uğraşır, resim yapar. Bu iş öteden beri böyledir. Kendi dünyasının dışı ile ilgilenendir entellektüel.
Sayfa 51
Ne yaşadıysanız yüzünüze yansır. İnsanın yüzü bir kitap gibi okunabilir. İfadeniz bomboşsa da hiçbir şey yaşamadığınız fark edilir. Bundan kurtulmak mümkündür; yaşayın, monotonluktan uzaklaşın, gezin, görün, keşfedin, başkaları ile ilgilenin, okuyun, sevin. Bunları dolu dolu yapın ki izleri yüzünüze yansısın. Yüzünüz ifadesiz kalmasın.
Sayfa 49
Şüphesiz güzellerdi ama bahsettiğim güzeller hakikaten bir de rafineydi, alımlıydı. Nedir bu? Belli ki o insan hayatta düşünmüş, üzülmüş, sevilmiş, görmüş geçirmiş, güzel şeyler görerek heyecanlanmış, felaket görerek heyecanlanmış, endişeli durumlar görerek heyecanlanmış, okumuş, okuduğundan etkilenmiş… Bunlar hep insanın yüzüne yansır. Yaşanmışlıklar erkeğin de yüzüne vurur, kadın da. Bunları yapmayanın yüzünde hiçbir ifade bulunmaz. Öyle gelir, öyle gider.
Sayfa 48