Merve

Onun yanındayken insanı, her türlü duygusal kaçışta, hayatın insana vurabileceği darbeleri doğrudan karşılam ayı her reddedişte korkakça ve aşağılık bir yan olduğuna ikna edebilirdi hani, insana, artık hayattan beklediği tek şeyin bilincini korum ak olduğunu itiraf etm ekten korkmayışm da neredeyse insanüstü bir cesaret olduğunu O nun yanındayken insanı, her türlü duygusal kaçışta, hayatın insana vurabileceği darbeleri doğrudan karşılamayı her reddedişte korkakça ve aşağılık bir yan olduğuna ikna edebilirdi hani, insana, artık hayattan beklediği tek şeyin bilincini korum ak olduğunu itiraf etmekten korkmayışmda neredeyse insanüstü bir cesaret olduğunu düşündürebilirdi, bu ne kadar tatsız bir konu olsa da ve o bunu bilse de. Doğan her yeni günden tek isteği hâlâ m eydan okurcasına orada olacağım bilmekti; her şeye rağmen kendi kendine yarattığı yalnız, sevgisiz boşlukta hayatta kalm ayı başardığını bilmekti. m en kendi kendine yarattığı yalnız, sevgisiz boşlukta hayatta kalmayı başardığını bilmekti.
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Hayatın şakası yoktur “ dedi bir keresinde bana. “Düşünen biri için hayatın hiç şakası yoktur.”
Alıntı
O nun devasa soğuk villasında yaşarken; benim hasretini çektiğim , onunsa tiksindiği dünyadan ışık yılları kadar uzakta olduğum u hissediyordum. Çocukların boyalı teneke kovalardan çıkararak yaptığı, detaylı kuleleri olan kumdan kaleleri için hendekler kazdığı; Büyük Büyükanne Webster'ın her seferinde ürpererek “geziciler” diye bahsettiği insanların aşırı beyaz şehirli bedenleriyle bronzlaşm ak için zayıf güneşin altında uzandığı; üzerinde oyun salonu, Punch ve Judy kukla gösterisi, Selam et O rdusu m üzik gruplan ve mayolu şişman kadınların kartpostallan olan iskelede yürürken pamuk helva ve elmaşekeri yediği, kalabalık Brighton plajı dünyasından.
Alıntı
Kış boyunca Ve kısacık, serin, Kentish yazında - inatla kaşlarını çatarak büyüleyen, yakım görmeyen gözlerini odaklamak için bir çocuğun soluk mavi smav defterine - iki düzine... bir dönümlük zemini kaplayacak kadar, tek bir paragrafken kocaman, kıvrımlı, okunaklı elindeki, bütün bir defteri bitirdi... [Day by Day kitabındaki "Runaway” şürinden]
Alıntı
Bir kitabın bir an için bile yerinden ayrılması ona müthiş bir haksızlık, büyük bir felaket gibi gelirdi.
Alıntı