Merhabalarr Instagram'da önüme çıkan editler sonucu başladığım Devil's Deal kitabının yorumuyla geldimm. Konusundan kısaca bahsedeyim. Jaga çocukluğundan beri köyünde dışlanan ve istenmeyen biri. Bunun sebebi ise köylüler onun bir cadı olduğunu düşünüyor ve onu aralarinda istemiyorlar. Çocukken yaşadığı bir olayla da kendisi de kendinin normal olmadığını anlar ama bu gizemi asla çözemez. Köydeki fısıldayıcı (şifacı) ölünce kendisi onun yerine geçmeli ama köylüler onu istemiyor ve başka birini getiriyor. Jaga hayatta kalabilmek için uğraşırken bir Kupala Gecesi’nde kaderi değişir. Karşısında tanrılar var ve o tanrılardan biri onu kendine istiyor. Mitolojisi esintisi olan bir karanlık fantezi romanı kitap. Böyle karanlık fantastik kitapları okumayı seven biri olarakta kitabı sevdim. Jaga küçüklüğünden beri köylülerin onu istememesinden de dolayı zor şeyler yaşamış ama güçlü ve zeki bir karakterdi. Kupala gecesinden sonra hayatı tamamen değişmeye başlıyor. İlk önce Woland (tanrı) onu görüp isiyor ve kendisi bir tanri olduğu için reddedilmeyeceğini düşünüyor Jaga onu reddedince bir şok oluyor jxhejxhdh tabii bu reddetmeyi asla kabul etmiyor Woland ve Jaga ile uğraşmaya başlıyor. Başta ona ceza vermek için yaptığı şey çok kötüydü ve o bile Woland'ın ne kadar kötü biri olduğunu gösteriyordu bence. Jaga reddettikçe Woland daha da acımasızlaşıyordu. Jaga'nın başına belalar getiriyor ve Jaga tam yaralanacakken de gelip yardım ediyordu. Tabii bunların yapmasının arkasında bir sebep var durduk yere Jaga'yı istemiyor ama biz bu sebebi asla doğru düzgün öğrenemıyoruz. Kitapta bir ileri bir geri gidip durduk. Woland öyle bir karakterdi ki okudugum en sahtekar, yalancı, düzenbaz (kendisine çook sinir oldum) karakterlerden biri olabilir. Ağzından iki güzel şey çıkıyor hopp bakıyorsun