Merve oflaz

Merve oflaz
@merveefll
Arşı geç, ferşi atla, sidreyi aş, Gör ne var maverada ibrethiz"
Kafam karışıyor
Kehanet,karanlık bir su gibi,hep oradadır. Normalde bilinmeyen bir yerde sinsi sinsi gizlenir.Fakat bir an gelir,sessizce çağlayarak hücrelerini birer birer dondurur sen o zalim, taşkın suyun ortasında debelenip durursun.Tavana yakın havalandırma açıklığına tırnaklarınla tutunur,dışarının taze havasını içine çekmek istersin.Ancak gelen hava kupkurudur,sıcaklığıyla boğazını yakar.Su ve susuzluk,soğuk ve sıcak gibi birbirine ters unsurlar,aynı anda üzerine karabasan gibi çullanır. Dünyada bu kadar çok boş yer olduğu halde,var olabileceğin,sana fazlasıyla yetecek ufacık bir yer bile bulamazsın.Sesleri aradığında, karşına çıkan sessizlik olur.Sessizliği arzuladığındaysa durmak bilmeyen kehanet başlar.O ses,zamanı geldikçe,senin kafanın içindeki gizli düğmesine basar.Yüreğin,uzun yağmurlarla taşan ırmaklara döner.Yeryüzündeki tüm işaretler o selin altında kalmış,karanlık bir yerlere sürüklenmiştir.Yağmursa,o taşan ırmağın üzerine yağmaya devam eder. Böylesi sel manzaralarını televizyon haberlerinde her görüşünde aklına geliverir."Evet,aynen böyle,benim yüreğim de böyle işte" dersin.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Evet ben kimseler tarafından görülmem.Yalnızlığım,koyu bir sis gibi bedenimi sarıp sarmalıyor demek ki.Ya da şimdilik insanları korkutacak kadar yalnız değilim.Gerçek bir yalnızın ürkek,yabanıl bakışlarıyla bakmıyorum daha.Hâlâ biraz onlardan,sokaktakilerdenim.Sokakları bu kadar sevdiğime göre, diyorum ki,ölüm beni sessiz bir gecede, yatağımda kıpırtısız yatarken yakalamayacaktır.Sokaklarda öleceğim ben.En iyisi, sokakların en canlı olduğu bir öğle zamanı kaldırıma yığılıp kalmamdır.Bu kez de dert olurum insancıkların başına.Kimdir neyin nesidir diye ararlar,sorarlar.Dükkan sahibi işini bırakır,yoldan geçen bir memur evine, yemeğine geç kalır.En iyisi kartvizitim de olmadığına göre yanımda şöyle bir kartçık bulundurmamdır.
Olaylar doğal akışına bırakıldığında zaten gitmeleri gereken yere giderler.Ne kadar çabalarsanız çabalayın,insanlar kırılmaları gereken zaman geldiğinde kırılacaklar.Hayat böyle.Belki size kürsüden vaaz veriyor gibi görünebilirim ama sizin de böyle yaşamayı öğrenmenizin zamanı gelmiş demektir.Yaşamı,istediğiniz biçime sokmak için çok çaba sarfediyorsunuz.Eğer bir akıl hastanesine düşmek istemiyorsanız,yüreğinizi biraz daha açmanız ve kendinizi olayların akışına bırakmanız gerekli.Güçsüz ve kusurlu bir kadın olsam da kimi zaman yaşamın olağanüstü güzel bir şey olabildiğini görüyorum.Sizi temin ederim,doğru bu.İşte bu yüzden yaptığınız her ne varsa bir kenara koyun ve mutlu olun,kendinizi mutlu etmek için çaba gösterin.