İnsanlar isimlendirmelerden büyülenmeyi bırakmadıklaeı sürece ne okurlarsa okusunlar koyunlar gibi isimlerin peşinden koşarlar. Unvanı belirleyen böylelerinin fikirlerini de belirlemiş olur. Eleştirel okuma melekesini asla geliştiremezler. Çok okusalar dahi öğrenemezler. Başkalarına fikrî köle olmaktan kurtulamazlar.
Dünyadaki hiçbir olay sadece olaydan ibaret değildir. Olayların arkasında fikirler, gayeler yatar. Konu böylesi toplumsal bir kitap olan Kur'an'da geçiyorsa elbette sosyoloji vs. de işin içine dahik olacaktır. Muhatap sadece olaya odaklanıp ardını görmezden geldiğinde Kur'an'daki durumu değil kendi algısını tenkit (eleştiri) masasına yatırmış olur. Kur'an sığ bir kitap olmaz , bakış sığ bir bakış olur.
"Ormana gittim,çünkü telaşsız yaşamak istiyordum; yaşamın temel olgularıyla yaşamak zorunda kalmamak ve bana öğrettiği şeyleri iyice benimseyip benimsemediğimi bilmek ve öldüğümde aslında hiç yaşamadığımın farkına varmak istemiyordum"
*Doğal yaşam bana her zaman çekici gelmiştir tr serverında üstümüze yüklenen sorumluluklar bunu çok ütopik kılsa da hayal kurmakta hâlâ özgürüm