Vakti geldi.
Bilmeye hakkınız var.
Bazı şeyleri hiç bir zaman anlayamayacağınızın hüznünü, diyorum.
Kavgaya tutuşan iki sokak çocuğunu ayırmak,
sakinleşmeleri için başlarını okşamak,
uzun zamandır su ile ilişkisinin kesildiğini anlamak yani.
anlamayacaksınız diyorum bazı şeyleri.
Suyun değdiği yerleri görmeyeceksiniz.
Acı olan da..
Bilemeyeceksiniz.
Bastığınız halde bir çimene.
İçtiniz de.
Günah da çıkardınız oysa..
Neyse.
İlk baharda rengarenk çiçeklerin aksine,
umudumu yeşertiyor çırıl çıplak Ağaçlar.
Kendimi izliyorum onlarda, kemiklerimi..
Bir zamanlar rengarenk olduklarını hatırlayıp..
Ah!
Hiç acele etmiyor onlar.
Kıskandırıyor, sabırları.
Dimdik ayakta durmak, çabaları.
Yeniden yeşereceklerinin bilincinde gibiler.
Kendimi izliyorum gülümseyerek..
“Bir ağaç olsam sanki
başımın üzerinde yeri olsa bulutların”