Gerçekten de bir süredir,bir türlü tanımlayamadığı bir endişe ,dur durak bilmeksizin içini kemiriyordu:Bu, bir türlü zamanında yetişemeyeceği,önemli bir şeyin aniden oluverip onu hazırlıksız yakalayacağı duygusuydu.
Geceleri böyle geçirmek,uykuya sığınmamak,geç kalmış olma duygusuna kapılmamak,güneşin doğuşunu izlemek,insanın önünde sonsuz gibi görünen bir zamanın bulunması ve bundan hiç kaygılanmadan yararlanması...Dünyada var olan onca güzel şey içün Drogo inatla deniz kenarındaki o saraya,müziğe,saatlerin boşa harcanmasına,güneşin doğuşunun beklenmesine imreniyordu.Ne kadar aptalca görünürse görünsün,yitirdiği o barışçı yaşamı en yoğun biçimde bunlar dile getiriyordu.
Drogo, hem Maria'yı hem de Maria'nın içinde yaşadığı dünyayı hala sevmekte olduğunu biliyordu:Ama eskiden yaşamını besleyen her şey uzaklaşmıştı,kendi yerinin rahatlıkla işgal edildiği yabancı bir dünyaydı o artık.Ve Giovanni ,o dünyayı,şimdi biraz özlemle karışık olsa da ,dışarıdan seyrediyordu;oraya geri dönmek kendisine rahatsızlık verecekti.
O zamana değin,çocukken insana sonsuz gibi görünen bir yolda,yılların yavaş yavaş vr hafifçe geçtiği,böylece hiç kimsenin akıp gittiklerinin ayırdına varmadığı bir yolda,hep ilk gençliğinin kaygısızlığıyla ilerlemişti.