“Empatinin olabilmesi için insanın önce kendi duygu ve düşünce dünyasına ilişkin farkındalığının artması gerekir. Kişi ancak kendi içsel dünyasının, duygu ve düşüncelerinin ve bunların davranışları ile ilişkisinin farkındaysa karşısındakinin duygu dünyasını anlamaya açık olabilir.”
“Duygusal bakımdan zeki bir kişi olmak dinamik bir gelişimdir. Almayı ve vermeyi, öğrenmeyi ve anlamayı, dinlemeyi ve iletişim kurmayı, düşünmeyi ve harekete geçmeyi gerektirir. Duygusal olarak zeki olmak, kendi ihtiyaçlarını karşılarken başkalarının da ihtiyaçlarını karşılamayı içerir.”
“Yüksek EQ’lu(duygusal zeka) bireyler kurdukları sosyal denge, duygularını başarıya odaklayabilme, etkili iletişim kurabilme, duygularını kontrol edebilme, sorumluluk alabilme, başarılı takım çalışması ve başkalarının düşüncelerine saygılı olma özellikleriyle ön plana çıkar. Bu noktada unutulmaması gereken şey, EQ’nun IQ’nun aksine geliştirilebilir oluşudur.”
“Daniel Goleman EQ’yu(duygusal zeka) şöyle tanımlıyor; Kendini harekete geçirebilme, aksiliklere rağmen yola devam edebilme, dürtülerini kontrol ederek tatmini erteleyebilme, ruh halini düzenleyebilme, sıkıntıların düşünmeyi engellemesine izin vermeme, kendini başkalarının yerine koyabilme ve umut besleme’.”