Merve

Birbirimizle hiç ama hiç konuşmadığımız sözcükler var ya... ben onların sırça köşkünde partiler düzenliyorum. Gözyaşı döküyorum patlamayan kestanelerin karşısında.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
hayatımdaki o işaret kayıp gidiyor gökten; gündüze karşıysa yapayalnızım. parlak bir hediye paketine sığdı kalbim. çocukluğum, pabuçlarıma bulaşmış mürekkep lekelerini çıkartmakla geçti. ayakkabılığa atılmıştı mucizem... ona da sordum; ancak bir anı yanıt verebilir diye. ama, bir anının yatışmamış öfkesini buldum. anlamıyorsun.
her şey dönüyor ve kendi etrafindaki tüm masumiyeti yok ediyor. her şey dönüyor ve kendi etrafındaki tüm masumiyeti yok ediyor. cehennemi sevmekten baska elimde insanca kalan ne var ki..
kimseyle, kendimle bile yaşayamadım. birkaç sözcük inliyor dilimin altında, gerçek ne bilmiyorum. bir suçlu gerek bana; hemen şimdi, benim gibi.
Nerem varsa insan kalan... işte orası acıtıyor.