"[...] Tüm okulların attığı gençlerdi bunlar. Hiçbir yerde işe alınmadılar, ne bir kamu bürosunda ne de ticari bir ofiste. Bağımsız bir işe de başlayamadılar. Hiç çalışmak istemediler, sadece ebeveynlerinin parasını boşa harcadılar.
Bu işe yaramaz gençleri ne yapmalıydı? Ebeveynleri ve akrabaları, yöneticiler üzerinde nüfuzlarını ve bağlantılarını kullanarak bu uygunsuz varlıkları Finlandiya'daki önemli memuriyetlere getirmeyi başardılar.
Bunlar gibi bin hatta iki bin memurdan neler beklenebileceğini tahmin edersiniz. Yalan, ahlaki açıdan yozlaşmış, birkaç senelik eğitim almış bu insanlar zamanlarının çoğunu işyerlerinden çok pahalı barlarda ve eğlence yerlerinde geçiriyorlardı."
"Beni affedin ama dürüstçe şunu söylemeliyim ki her meslekte olduğu gibi, ruhen mesleğine yabancı çok sayıda öğretmen var. Bunlar zanaatkâr bile sayılmaz. Daha da kötüsü mesleğini sevmeyen, öğretmenliğe lanet eden rençperlerdir bunlar. Benim onlara tavsiyem okuldan ayrılmaları, başka meslekle ilgilenmeleri. Yazıhanelere gidin. Ticarete başlayın. Bildiğiniz şeyi yapın. Canlı bir ruha ve büyük bir bilgi birikimine sahip insanlara ihtiyaç duyan bu yeri rahat bırakın..."
"Devletlerin gücü ve zayıflığı, ulusların refahı veya çürümesi sadece yöneticilerin yetkinliğine veya yetersizliğine bağlı değildir. Yöneticiler ne olursa olsun, iyi ya da kötü, kahraman ya da zalim her zaman halklarının bir yansımasıdır. Bunlar halkın ruhunun bir kopyası, kitlelerin üretimidir."
"Küçük kişisel çıkarlarınızın ve endişelerinizin peşinden koşmayın kurtçuklar gibi. Ülkenizin temellerini yeniden güçlendirmeyi düşünün. Halkınızın yeniden daha iyi, daha yüksek eğitim alması üzerine kafa yorun."