En çok korktuklarım, Cennet ve Cehennem'in masal bahçeleri değil, o dönme dolaplar, o korkunç kalabalıklar ve sonsuza kadar unutulmanın aşağılanmasıyla da yaşayabilirim. Bunlardan hangisinin olacağının bilmemek de umrumda değil. Benim korkum, bir şeyleri kaçırmak.
Köleleştirilen genç kızlar, tecavüz edilmeden önce dua ediliyor onlara. Kentlerin üstüne variller bomba niyetine kullanılıyor, çocuklar pazar yerlerinde canlı bomba yapılıyor. Avusturya'da yolun kenarında bir kamyonun kilitlenip bırakıldığını, yetmiş bir sığınmacının orada panik içinde, havasızlıktan boğulup çürüdüklerini duyduk. Sadece cesur kişiler hayal güçlerini çalıştırıp o son anları düşünebildiler. Yeni zamanlar bunlar. Belki de çok eski zamanlardır.