Bir toplumun gelişmesi için anneye, yani kadına, o toplumu doğuracaklara saygı mecburiyettir. Din artık bugün, maalesef, salakların beynini kalıplarla yıkamak için, gelişmemiş ülkelerdeki uyanıklarca kullanılan bir silah haline gelmiş durumda. Aklı başında, sorgulayan kimse din adına konuşan bir başkasını dinlemez, kurallarını inceler ve kendi uygulamalarını geliştirir. Kalıplardan sıyırır kendini."
"Dinin kuralları neler?"
"Öldürmeyeceksin, komşunun karısına asılmayacaksın, çalmayacaksın, kötülük yapmayacaksın, merhametli olacaksın gibi aslında bir arada yaşamamız için çok da anlamlı şeyler."
Dinciler çok acımasız, din üzerine yaptığın en ufak bir yorumun öldürülmene yol açacağı yerler var dünyada, dine hiç bulaşmamak daha iyi, diye açıkladı.
İnandıkları güç onlara merhametli olmayı buyuruyorken, onlar acımasızlıklarıyla inançlarını mı koruyorlar! Var oluşa aykırı bu.
" 'Sizin güvenliğiniz için' bu günlerde, birini baskı altına alırken en çok kullanılan cümleydi. Bunlardan biri yardıma geliyorsa, onların yardımı size ulaşmadan ölseniz çok daha iyiydi. O yardımdan sonra ruhunuz, hala hayatta kalabilirse de yağmalanan değerleriniz, aşağılanan duygularınızla siz zaten ölüydünüz.
Yaşarken ölmek en lanetlisiydi. Yaşarken ölen vatandaşların ülkeleriydi üçüncü dünya ülkeleri."
"...ama biraz medyadan uzaklaştığında, doğaya döndüğünde ve sonra geri dönüp insanlığa tekrar baktığında işte ancak o zaman uygulanan sistemli kötülüğü fark edebilirdin, eğer kalbin varsa."
"Dünyada her şey yanlıştı.
Yanlış insanlar hapiste ve yanlış insanlar dışarıdaydı.
Yanlış insanlar güce sahip ve yanlış insanlar güçsüzdü.
Her şey tersyüz edilmiş durumdaydı."