Bağımsızlığı için ölümü göze alan millet,insanlık haysiyet ve şerefinin icabı olan bütün fedakarlığı yapmakla teselli bulur ve elbette esaret zincirini kendi eliyle boynuna geçiren miskin,haysiyetsiz bir millete göre dost ve düşman nazarındaki yeri,farklı olur.
-Mustafa Kemal Atatürk (1927)
Ciltlerindeki en derin yaraların bile zamanla kendiliğinden iyileştiğini görüyordular. Belki şahsi ve toplumsal yaraların da böyle tamir olduğuna inanmışlardı.
Ne kadar zengin ve refaha kavuşturulmuş olursa olsun bağımsızlıktan mahrum bir millet, medeni insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye layık olamaz.
-Atatürk
İnsan meğer problemlerini istifleyen bir türmüş. "Bir ara" her şeyi çözeceklerine inanmaları da bundandı. Soluduğumuz havayı bir ara temizleriz,içtiğimiz suyu bir ara arıtırız,esiri olduğumuz sosyal olguları bir ara sorgularız deyip durdular. Ne var ki o "bir ara" hiç gelmedi.Ve insanlık bir ara öldü.