ASBÜ MESCİDİ AKSA ÖĞRENCİ TOPLULUĞU

ASBÜ MESCİDİ AKSA ÖĞRENCİ TOPLULUĞU
@mescidiaksaasbu
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Öğrenci Topluluğu
Ankara
11 okur puanı
Temmuz 2024 tarihinde katıldı
Annem ve babam, Nazi soykırımının tahrif ve istismar edilmesine neden bu kadar içerlediğimi merak ediyorlardı. Buna cevabım ise, bu soykırımın israil devletinin suç dolu politikalarını meşrulaştırmaya ve bu politikalar için ABD'den destek almasına aracı olmasıdır.
Reklam
Müslüman grup hâlindedir; kendi başına buyruk değildir, derbeder değildir, sistem dışında değildir. İslâm toplumu intizamlıdır, bir baş bir silsile-i merâtib ile gider. Başkan olana "imam" derler, "önder, emîr" derler.
Onlar öyle (fâsık) kimselerdir ki ("İman ettim, Müslüman oldum." dedikleri halde) Allah'a vermiş oldukları taahhüdü (teslimiyet ve itaat sözünü) bozarlar, hem de Allah'ın birleştirilmesini emrettiği (akraba ve müslümanlar, din ile ahlak ve din ile dünya işleri arasındakı) ilişkileri/bağları keserler ve yeryüzünde (Allah'ın emrine aykırı hareket ve uygulamalarla toplumda) bozgunculuk yaparlar. İşte (dünya ve âhirette) ziyana uğrayanlar onlardır. (bakara, 27) Bu bağlar kesildiği zaman, insanlar Allah'a karşılık dünyalık rabler edinirler. Din yalnız ahirete yönelik zannedilmeye başlanır Ahlak menfi ve çıkarcı hale dönüşür Böylece toplum bozulur.
Biz kendi hayatımızı değerli kılacağız, herbirimiz zihni kapasitelerimiz açısından, geliştirdiğimiz yeteneklerimiz bakımından birer hazine olmaya yöneleceğiz. Öyle ki bir gün canımızı İslâm uğruna vermemiz gerektiğinde Allah için hazineler feda edebilelim, ölmeyi göze alışımız basitten hazlarından, basit tatmin vasıtalarından vazgeçmemiz anlamına gelmesin. Batarsak güneşler olarak batabilelim.
Risaletin insanlara ulaştırdığını unutmak ile hakikatin, hakkın üzerine örtmek bir medeniyet olarak temayüz etti. Burada "küfr" kelimesinin aslî anlamının "örtmek" olduğunu hatırlamak yerinde olur. Insanoğlu kendi aslına ait, eşyanın yaradılışının aslına ait hakikatin üstünü örtme çabasına giriştiği zaman küfre doğru yol almış oluyor. Örtme çabası "nefs" dediğimiz, bizi beş duyumuzun sınırIarı içinde tutan gücün eğilimlerine duyduğumuz zaafla belirginleşiyor.
Reklam