Şimdi bir kaç saatliğine seneler önce nasılsa öyle olabilecekti; hapishane duvarlarının arasından tekrar güneşe çıkan biri gibi daha bilinçli bir sevinçle kaygısız ve neşeli olacaktı. Burada bütün takiplerden korunacağı siperlerin arkasındaydı,nefret içeriye giremezdi....
ve yine de ölmekte olan birinin yanında güçsüz bir şekilde oturmak, bilmek,ama yine de gücü olmamak... yalnızca o tek şeyi,o korkunç şeyi,kendi vücudundaki bütün damarları parçalasa da ona yardım edemeyeceğini bilerek... sevdiğin bir bedeni izlemek,onun perişan bir halde, acılar içinde kanadığını görmek ve bir güçlenen bir sönen, insanın parmakları arasında akıp giden bir nabzı hissettmek....