Biz kuluz. Kulluk vazifemizi yapmamız lâzımdır. Bunun için doğru imân etmemiz ve islâmiyyete uymamız lâzımdır. Kalb gözü açılarak, cinleri, perileri, melekleri, rûhları görmeği, onlarla konuşup, gaybları öğrenmeği, hâtırınıza bile getirmeyiniz! Allahü teâlânın varlığını, birliğini, kudretinin sonsuzluğunu, böyle haberlerden değil, fen ve tıb bilgilerinden öğreniniz. Bu bilgilerin yeri, insânın dimâğıdır. Dimâğın fen, tıb bilgileri ile ve harb vâsıtalarını hazırlamak ile ve ticâret, zirâat bilgileri ile meşgûl olması, kalbin fânî olmasına, dünyâ işlerini hâtırlamamasına zarar vermez. Dimâğ, dünyâ bilgilerine çalışırken, kalb, Allahü teâlâyı bir ân unutmaz. Hem de, bu işlerde çalışmağı ve düşmanda bulunan harb vâsıtalarını sulh zemânında hazırlamağı, islâmiyyet emr etmekdedir. İslâmiyyetin bu emrini de yapmak, kalbin temizliğini, fenâsını artırır. Râfızîlerle Vehhâbîler ve bunları besleyen hıristiyanlar ile yehûdîler, bu yazdıklarımızı anlamazlar. Bunlar, dimâğları ile de, kalbleri ile de, dünyâ çıkarları ve nefslerinin arzu ve zevkleri düşüncesindedirler. Dördü de, Ehl-i sünnete düşmanlıkta müşterek çalışmaktadır. Bu alçak saldırılarını, İngilizler idâre etmektedir.