Mesut Çakıcı

Mesut Çakıcı
@mesut002
Polis
Yüksek lisans
Antalya
53 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı

Mesut Çakıcı

, bir kitap okudu
Puan vermedi·124 syf.·
2019 27. kitabı
Mıgırdiç Margosyan
8.5/10 · 1.059 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Biz her seye, esirgeyen ve bagislayan, çokça esirgeyen ve çokça bagislayan, hep esirgeyen ve hep bagislayan Rabbin adiyla baslayan adamlariz Anna. Büyücülerin, haramilerin, borsacilarin, reklamcilarin, korsanlarin, isgalcilerin, bankacilarin elinden kurtulmamiz da bundan. Sanayi devriminde bile, karanlik, rutubetli, çok bagirisli, çok nefessiz, çok sabahsiz, çok asksiz, çok çiçeksiz, çok nesesiz, çok kitapsiz bir fabrikada hayatta kaldik sirf bu yüzden. Piyasalarin hinçla dolu inis çikislarina kalbimiz dayaniyor bir sekilde. Kalbimiz derken, ilk gençligimiz, sakalimiz, bir kasetiniki yüzüne de ardarda kaydedip dinledigimiz sarkimiz diyorum aslinda. Iste böyle yasiyoruz ve yasamak da sana dair uzayip giden bir özleme dönüsüyor. Insaf et Anna! Gidelim buradan. Senin masumiyetini, bilgelik zamanlarindan kalma sirlari, dünyanin bütün sabahlarini yanimiza alip da gidelim. Hesap etmeden, haritaya bakmadan gidelim. Ölelim diyecektim az kalsin. Ölmeyelim. Hiç ölmeyelim Anna. Sarilalim diyecektim az kalsin. Içimden böyle seyler de geçiyor iste. Sarilalim, dudaklarin… Tamam sustum. Gitmek istemezsen bir siir miktari kadar otursak diyorum. Siir kalsin istersen, sadece otursak. Oturmasan da olur benimle, sadece ellerimi tut. Ellerimi tutma dilersen sadece yüzüme bak. Yüzüme bak ama Anna, yüzüme bak. Gözlerime bak, gözlerimin içine bak. Gözlerim biraz karanlik. Içinde cenkler, ayinler, kesik damarlar, kapilari yumruklayislar, cipralexler, Turgutlar, Edipler, Sezailer, siyahlar, beyazlar, uykusuzluklar, bitmeyen basagrilari, bildirilerin öfkesi, duvarlara uzun dalmisliklar var. Gözlerim biraz yorgun. Içinde bekleyisler, bekleyisler, bekleyisler, bekleyisler, bekleyisler, bekleyisler… Bekleyisler Anna. Köylü çocuklarin parasiz yatili sonuçlari mesela. Nisanlisi askerde
Şiir
Canlı bir kitapsın yazarı Mevla Açık dur kitaplar seni okusun Yüzünde şavklansın nazarı Mevla Eğilsin mehtaplar seni okusun Kasırga ol döne döne zikir et Her nefese on bin misli şükür et Şüphe burgacında Hakk'ı fikir et Uyansın girdaplar seni okusun Erisin geceler gündüze gel ki Kalmasın tek engel bir düze gel ki Secdede Rabb'inle yüz yüze gel ki Minberler mihraplar seni okusun Ezel'in ebed'in şifresi sende Menfi'nin müsbet'in şifresi sende Çözülsen de olur çözülmesen de Sorular cevaplar seni okusun Aşktan estetikten ahenkten yana Şiir resim müzik imrensin sana Camiler sebiller gelsin lisana Hayırlar sevaplar seni okusun Bedenin coğrafya tarihtir dünün Ayrı ayrı sayfa saatin günün Dört kapısı açık dursun gönlünün Alimler erbaplar seni okusun
Şiir
Ali lidar ağlamak anlamaktır O kadar güçsüzüm ki sesim bile çıkmıyor Saat üçtür belki dört uyusaydım ya keşke Uyanmaktan korkmasam yüz yıl uyurum sanki Ağaçlar, evler, kuşlar bile uykuda Bir garip, bir tuhaf, bir huysuzum ki sorma. Sana söyleyemediklerimi bak gaybına söylüyorum İçinden konuşma! Bu yeryüzü bu gökyüzü iyi güzel amenna Her işte bir hayır var doğru bunları geçmeyelim Ama bıktım artık şerden hayır damıtmaktan Misal şimdi yan yana uyumak var Uyumamakta hayır var da Uyumakta ne mahsur var Bir güzel olsak ya senle bu anlaşmamazlıklar niye Secdelere küs alnımda bir kara bir kara Kalksak gitsek ya şimdi Belki Abant olur belki Porsuğun kenarı Bayram namazından sonra Ben anlatsam sen anlasan beraberce ağlasak Ağlamak anlamaktır benimle ağlasana..
Şiir
sen bana yeni yılsın her dakika her dakika bir yaşıma daha giriyorum sen benim üstüne titrediğim güzel ve yeni saatim kadar saadetimin gözbebeği zamansın ben bin parçaya bölündüm her parçasında her parçasındayım kırkayak sesli boğuk arkadaşlığın çalkantısız üniversitenin yalnızlığın ve ağlamanın erkek ağlar mı diyeceksin hayber'in kapısı ağlar mı erkek ağlar mı ben yel gibi erkekler ağlar diyorum bir dakika ağlar yılbaşı dakikasında daha gözlerinin gerçek yaşları belirmeden ağlamak diye bir şey yoktur diye bir şey yüzme bilmeyen bir uyurgezer yüzer ya çürük ve havada asılı tahtalar üstünde hafif kedi ayaklarıyla yürür gerçekten yürür ya sen benim ağlamamı erkekliğime uyanan ölmeyen yenilenen azgın kışlar içinde keskin baharlar bulan seni bulan yeniden bulan tekrar tekrar bulan erkekliğime say bütün bir yıl bütün bir yaşama boyu gizli heybelere binbir gece eşyası doldurduğuma say ben otomobilleri böylesine yankısız sağır komam öyle bir isyan şiiri var ki ben onu yakalayacağım bu yunan şehrinin düzenini öper ve yalvarırım şehrin ölümünü yanlış anlama gözleri kör oldu doğrudur ama o kadar ve şehrin gözlerini geri verme dakikalarıdır bu yılgın çanlar
Şiir