mesut

mesut
@mesuttt_
Öğretmen
Türkçe Öğretmen
Lisans
Hakkari
27 Temmuz 1991
523 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Öğretmenliğe başladığımda, bir de baktım, ufak tefek armağanlar beliriyor. Takvim, dolma kalem, not defteri.. hiçbirini almadım. “sakın bana bir şey getirmeye kalkmayın.” dedim. Bunun lafta kalmadığı, ne kadar kararlı olduğum anlaşılınca armağan verme “teşebbüs"leri kesildi. Bu ilkemi sadece bir kere bozdum. Karadenizli bir kız vardı sınıfta. Andersen'in kibritçi kız'ı. Yoksullar arasında en yoksulu ama inanılmaz derecede onurluydu. Kimseye göstermek istemezdi yoksulluğunu. Hüzünlü, acılı yüzüne her bakışımda yüreğimin ortasına incecik bir bıçak saplanırdı. Bir kış günü ders arasında sınıftan çıkmadım. pencereye gidip dışarıyı seyretmeye koyuldum. Yağmur çiseliyor. Kapının önünde bir simitçiyle bir tatlıcı çene çalıyor. Karadenizli kızı gördüm birden. Koşarak simitçiye gitti, bir simit aldı, yine koşarak okula döndü. Koridorlarda oynayan öteki öğrencilerin yanına. O güne kadar bir kerecik bile simit görmemiştim elinde. Kapı vuruldu. Açıldı. Döndüm. Karadenizli kız. Simiti uzattı. "al, öğretmenim.” dedi. “biliyorsun” dedim, “ben..” sözümü kesti. “yiyeceksin!” diye bağırdı. “sana aldım! sen bizim için neler yapıyorsun!” simiti elime tutuşturdu. koşarak çıktı. O simiti yedim. Dünyanın en acı; ama en lezzetli simitiydi. İyi ki ders arasındaydık. İyi ki çocuklar koridordaydı. İyi ki hiçbiri onu nasıl boğazım düğümlenerek yediğimi görmüyordu. ( Ülkü Tamer)
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Kör, sağıra çok güzelsin demiş. Ne kör anlamış ne sağır.. Dilsiz duymuş ama söyleyememiş…”
“Yaşın ilerledikçe sadece iyi insanlarla çevrili olmak istersin. Senin için iyi olan, sana iyi gelen ve ruhuna iyi gelen insanlar...”
“Peki, insan aradığını bulduktan sonra nereye gidecek? İnsan, amacına doğru yürümeyi sever ama ona varmayı hiç istemez…”
“Zaman her şeyi alıp götürsün isterdim. Ruhumda açılan bu izleri benden kazıyıp silsin, ertesi günlere kaygısız uyanabileyim isterdim.. Şimdi ise uyanmak isteyeceğim bir günüm dahi yok. Yarınlar için heyecanlanan ruhum gitti, yerine soluk, yorgun bir ben kaldı..”