Yıllardır söylenen, günümüze kadar etkisini yitirmeden gelen etkili bir baş yapıt. Kitabından önce dizisiyle kendinden söz ettiren eser desek daha doğru olur. Yaprak Dökümü’nü çok beğendim. Yapacağım değerlendirmede spoiler olacaktır. Reşat Nuri’nin dilini yorumlama imkânı bulduğum ilk eseri diyebilirim. Ali Rıza Bey’in çaresizliğini, sinir harbini; Hayriye Hanım’ın garanticiliğini; Fikret’in suya sabuna dokunmamazlığını; Necla ile Leyla’nın eğlenceseverliklerini içimde hissettim. Bazı yerlerde vurgulanan tekrarlamalar insanı sıkabiliyor. Ayrıca yayınevinden kaynaklanan bazı sıkıntılar kitabın değerini etkiliyor bence. Böyle klasik eserler daha iş bilen yayınevlerinden çıkmalı diye düşünüyorum. Ama Yaprak Dökümü’nün yeri bende sebepsizce farklı olacak hep.