Bir çukur kazdım kendime. Ne toprak biriktirmekti niyetim ne de kendimi gömmek. Sadece dibe inmek istedim. Yüzeye yakın her şey sahteydi çünkü: kelimeler köpüktü, insanlar ses, benlik ise yankıdan ibaretti. Derine indikçe, bir sessizlik indi içime. Sessizliğin tam ortasında bir parıltı gördüm küçük, sarı, titrek. Güneşti bu. Ama gökte değil çukurdaydı.
Fenomen, şeyin bizim için anlam kazanma biçimidir. Bu anlam, sürekli değişir. Bir masanın, bir gün yalnızca masa olduğu olur. Başka bir gün çocukluğun mutfağını anımsatır.